Olağanüstü Dönemlerde Yaşayasınız!…

Olağan-üstü dönemler Çinliler birine beddua edecekleri zaman; ‘olağanüstü dönemlerde yaşayasınız’ derlermiş. Çinlilerin bedduası mı tuttu bilmiyorum ama bütün dünya ‘olağanüstü bir dönem’den geçiyor. Öyle ki tek bir gündeme odaklanmış vaziyette bilinmezliğe doğru hızla yol alıyoruz. ‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ deniliyor. Bir ‘Korku İmparatorluğu’ oluşturulmak

Read More

Yazma sancısı

    Edebiyatseverlerin ve özellikle de şairlerin ilham kaynağı olan mevsimin beşinci durağında soluklanırken edebiyatın kapısını usulce aralamak en iyisi… Hal böyle olunca edebiyat ile başlayan bütün cümleleri önümüzü ilikleyerek selamlıyoruz. Kelimelerin olabildiğince anlam daralması ve estetik kaygı yaşadığı kırık bir zaman tünelinde edebiyat da

Read More

I. Meclis’in Açılışı ve Akif’in Ankara’ya İntikali…

Akif Ankara Yolunda ‘Bizim tarafımızdan halkı aydınlatmaya ihtiyaç varmış. Çağırıyorlar. Mutlaka gitmeliyiz. Ben yarın Ankara’ya ha-reket ediyorum.’ Mehmet Akif ERSOY Akif, İstanbul’da iken son Osmanlı Meclis-i Mebusanı 16 Mart 1920’de İngilizler tarafından basılarak dağıtıldı. Artık İstanbul fiilen de işgal edilmiş, şehir karamsar bir havaya bürünmüştü.

Read More

Kâğıttan buluta kültür ve medeniyetimiz…

“Medeniyetimize hala ve ısrarla ‘Kâğıt Medeniyeti’ demeye devam etmek istiyorum. İnsanlığın geçmiş bütün bilgi ve kültür birikimleri bir yandan kağıtlardan ekranlara depo edilip durmasına rağmen gönlüm bu birikimi hala kâğıt üzerinde görme arzusunda.” (…) “Şimdilik ekranla kâğıt birbirlerini çok saymadan sessiz bir yarışma halinde. İlerisi

Read More

‘Kebabı köz, yiğidi söz öldürür!’

‘…Allah hiçbir şeyi boşuna yaratmamıştır. Köz de anasırı erbaadan biri olup hayatın bir bütün veçhesi için ezeli, ebedi, dünyevi, uhrevi boyutlarıyla bir ana rüknüdür. Eğer köz olmasaydı ne yiyip ne içecektik. Nasıl ısınacaktık, nasıl teknoloji üretecektik. İnsanoğlunun içindeki elektriklenmeden tutun da cehennemin en derin yerine

Read More

Korona günlerinde eğitimi yeniden düşünmek…

Eğer pireleri derin olmayan bir kabın içine koyarsanız zıplayıp çıkarlar. Ama kabın kapağını kısa bir süreliğine kapatırsanız kaçmaya çalışırken kapağa çarptıkları için çok yüksek sıçramamaları gerektiğini öğrenirler. Sonra özgürlüklerinin peşinde koşmayı bırakırlar. Ardından kapak kaldırılsa bile, pireler kendi güvenlik endişeleri yüzünden, mahkûm psikolojisiyle hareket etmeyi

Read More

Kudüs’te Ezan Sesi…

Kudüs’te Ezan Sesi   Sevgili Dost, Kurulduğu günden bu yana, birçok çatışma ve savaşa sahne olan Kudüs, kutsal olarak bilinen üç dinin (Yahudilik, Hıristiyanlık, İslam) havzası niteliğindedir. Bazı kaynaklara göre 100 savaş görmüş, 32 kez yakılıp yıkılmıştır. Hz. Davud ve Hz. Süleyman ile başlayan Kudüs

Read More

EVE DÖN! ŞARKIYA DÖN! KALBİNE DÖN!

EVE DÖN! ŞARKIYA DÖN! KALBİNE DÖN!   ‘Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön! Şarkıya dön! Kalbine dön! Eve dön! Kalbine dön! Eve dön! Şarkıya dön!’   İsmet ÖZEL   Yapay gündemlerle adeta bir fanusa sıkıştırılmak isteniyoruz. Gündemin yapay olması onu önemsizleştirmiyor hiç şüphesiz. Tam tersine

Read More

Terk Ediyorum Bu Şehri…

Terk ediyorum bu şehri Bütün kapılarına kilit vurarak kaçıyorum bu şehirden. Tek tek ateşe veriyorum bütün sokaklarını. Gecenin zifiri karanlığında benzin döktüğüm şehrin bütün caddelerini ateşliyorum. Bir aydınlık kaplıyor tüm karanlık günahları. Enselerinden tutup ışığa tutuyorum gece günahlarına bulaşan yüzleri. Şıpır şıpır gözyaşları içinde terk

Read More

A T İ Y İ K A R A N L I K G Ö R M E K . . .

“Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak… Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak. Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle. İmânı olan kimse gebermez bu ölümle: Ey dipdiri meyyit, ‘İki el bir baş içindir.’ Davransana… Eller de senin, baş da senindir! His yok, hareket yok, acı yok…

Read More