Mühendis ve Hayat
Paylaş:

Mühendis ve Hayat

Eğitim sisteminin deneme-yanılma aşamasında olduğu ülkemizde yeteneklerini gördüğü eğitimle bütünleştiren çok az insan vardır. İnsanların çoğunun ilgi alanı gördüğü eğitimden farklıdır. Şansı yaver gidip yeteneğine uygun eğitim gören çok az insan vardır.

Sonuç ne olursa olsun ömür boyu meşgul olduğumuz bir veya birkaç işimiz vardır. Şayet severek o “iş”lerle iştigal halindeysek; hem işimiz verimli olur hem de mutlu oluruz. Aynı şekilde, hizmet verdiğimiz kitle de memnun olur. İş hayatımız için tersi durum da mümkün!… Bu yaşam maratonunda zaman zaman fırsatlar da karşımıza çıkmıştır muhakkak. Bu fırsatları imkâna dönüştürüp harikulade işler elde edebiliriz. Bu biraz da bizimle alakalı bir durumdur.

Hayatın bu genel çerçevesi ışığında tırnak içerisinde “okuma”ları bir fırsat gibi görüp “yazma” imkânını elde etmeye çalıştım. İşin doğrusu böylesi bir yaşam serüveninde yazma imkânını meslek hayatıyla bütünleştirip tecrübe haline getirmeye gayret ettim.

Malum, toplumun küçük kesimi olmasına rağmen toplumsal değişim-dönüşüme katkısı büyük olan mühendislerin düşünüş biçimi de bir o kadar önemli. Çünkü mühendisler deyim yerindeyse; toplumun “teknik hafızası”’dır. Bu önemli teknik hafızanın iyi değerlendirilmesi de bir o kadar önem arzediyor. İşte bu çalışmada bir mühendis gözüyle hayata farklı bir pencere açmaya çalıştım.

Bu bakış açısıyla 2016 yılında ilk baskısı yapılan ‘Mühendis ve Hayat’ kitabını üçüncü baskı için yeniden gözden geçirdim. Kitabın son kısmında yer alan ‘Mühendis ve Kültür-Medeniyet’ bölümünü yeni bir kitap bütünlüğü içerisinde değerlendirmek üzere çıkardım. Bunun yerine ‘Mühendis ve Su’ isimli yeni bir bölüm ilave ettim. Kitabın ruhunu bozmayacak mühendislikle ilgili yeni yazılar ilave ettim ve bazı yazıları da çıkardım.

Netice olarak; üçüncü baskıda kitabın ruhunu bozmayacak şekilde gözden geçirilmiş ve ilaveli “Mühendis ve Hayat” kitabı ortaya çıktı. Kitaptaki yazılar, uzun bir süredir yapılan okumaların ve tecrübelerin aynı potada yoğrulmasıyla oluştu.

Birinci bölüme adını veren “Mühendis ve Hayat”ta; mühendisliğin tarihçesiyle birlikte sayıların ve teknolojinin hayatla olan bağı üzerinde duruluyor.

“Mühendis ve Şehir” başlıklı ikinci bölümde ise; hayatın/ yaşamın en canlı kesitlerinden olan şehir, bir mühendis gözüyle ele alınıyor. Özellikle kentsel dönüşüm ve dikey mimari furyasıyla birlikte betonlaşan şehirlerimize dikkat çekiliyor ve hal çareleri öneriliyor.

Çalışma hayatımın odağını da oluşturan hayatın kaynağı suya dair yazıların bir kısmı ise üçüncü bölümde ‘Mühendis Ve Su’ ismiyle yer alıyor. Bu bölümde suyun hayatımızdaki yerine dikkat çekiliyor.

Mühendis ve Hayat adlı bu çalışmanın özellike genç mühendislere faydalı olması yazarın en büyük arzusudur.

İyi okumalar dileklerimle…

 

YUSUF TOSUN

 

Paylaş:

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.